Sitemize Hoşgeldiniz...

 

  1. Plastik cerrahide hangi florokarbon polimerleri kullanılır?

Florokarbon polimerleri, vücuda yerleştirildiklerinde kimyasal degredasyona dirençlidirler ve mini­mal reaksiyon gösterirler. Plastik cerrahide kullanılan florokarbon polimerlerinden olan Teflon sadece vo- cal kord rekonstrüksiyonunda kullanılmaktadır. Proplast ise 1990 yılında piyasadan çekilmiştir. Günümüz­de sadece PTFE (GoreTex) yaygın olarak kullanılmaktadır.
Proplast I 1970'de geliştirilmiş, siyah renkli, teflon ve karbon karışımıdır. İçindeki boşluk toplam hacmin % 75'idir. Porları 80-400 arasıdır. Dokuların içini doldurma özelliği nedeniyle çene, zigoma ve or- bital rim bölgelerinin augmentasyonunda kullanılmaktadır. Proplast II ise yüzeyel yerlerde kullanıma uy­gun, beyaz renkli, teflon ve aluminyum oksit karışımıdır. İçine dokuların hızla ilerlemesi yanında traşlana- rak Proplasta şekil verilebilir ve antibiyotik emdirilebilir. Ancak Proplast temporomandibuler eklem protez­lerinin biyomekanik başarısızlıkları nedeniyle 1990 yılında FDA tarafından kullanımı yasaklanmıştır.
Politetrafloroetilen (PTFE), molekül ağırlığı 6-10 milyon olan, çapraz bağı olmayan, florlanmış karbon moleküllerinden oluşan lineer bir polimerdir. Karbon-flor bağları degredasyona karşı çok direnç­lidir. PTFE, inert, non-adezif, sürtünmesi olmayan ve vücutta neredeyse hiç enflamatuvar yanıt oluştur­maz. Non-allerjenik ve non-karsinojenik olup immune reaksiyon göstermez.
GoreTex; genişletilmiş PTFE'nin Teflon fibriller ile birleştirilerek oluşturulan bir yaprak şeklindedir ve son derece sağlamdır. Ekspansiyon nedeniyle oluşan yaklaşık 30 ^ büyüklüğündeki porları içeri az mik­tarda doku ilerlemesine müsaade eder. GoreTex, damar rekonstrüksiyonunda ve yumuşak doku augmen­tasyonunda kullanışlıdır. GoreTex yüzdeki kırışıklıkların düzeltilmesinde ve dudak, çene, burun ve alın augmentasyonunda kullanılmaktadır. Ayrıca, ligaman onarımında, göğüs duvarı ve karın duvarı rekonst­rüksiyonunda, felçli yüzün statik onarımlarında ve kılavuzlu doku rejenerasyonunda da kullanılmaktadır. GoreTex'in ekstrüzyon ve migrasyon problemleri, implantın dokulara iyi fıksasyonu ile azaltılır. GoreTex uygulamalarında enfeksiyon oranı oldukça düşüktür.

  1. Osseointegre implant nedir?

Osseointegrasyon; implant, kemik ve yumuşak dokunun uyum içindeki birlikteliğidir. Osseointegre perkütan implantlar, kemiğe tespit edilen ama cilt ya da mukozayı geçen ve böylece üzerine protez uygula­nabilen implantlardır. İlk evrede titanyum implant kemiğe tespit edilir ve osteointegrasyonun sağlanması için periost ya da yumuşak doku altına gömülerek 3 ay beklenir. İkinci evrede ise implant deri ya da muko­zadan çıkarılarak kalıcı protez fiksasyonu yapılır. İyileşmenin ilk 3-6 ayı boyunca implant kesinlikle stabil olmalıdır. Aksi takdirde implant yüzeyinde kemik yerine yumuşak doku oluşacaktır. Yivli ve küçük pofla­ra sahip implantların başlangıçtaki stabil kalma ihtimali düz implantlara göre daha yüksektir. İmplant yüze­yinde oluşan oksid tabaka doku etkileşimi açısından önemli olduğundan titanium kullanılması tercih edil­mektedir. Yakın zamanlarda HA kaplı titanyum implantlar kullanılmaya başlanmıştır. Uzun dönem takip­lerde dental restorasyon ve yüz kemik protezlerinde başarı oranının % 95'in üstünde olduğu bildirilmiştir.

  1. İmplant uygulanan hastaya antibiyotik profilaksisi uygulanmalı mıdır?

İmplant materyalinin enfeksiyona yol açma potansiyeli, dikkat edilmesi gereken bir konudur. Örne­ğin püy oluşturan bir enfeksiyon için en az 106 mikroorganizma gerekirken, ipek dikişlerin varlığında bu sayının 100 mikroorganizmaya düştüğü, deneysel çalışmalarla gösterilmiştir. Alloplastik implant uygula­nacak hastaya perioperatif antibiyotik kullanımının yararlı olduğu gösterilmişse de sadece prostetik kalp kapağı ya da kalça protezi uygulanmış hastalarda geçici bakteriyemi olacağı için diş tedavisi esasında pro- filaksi uygulanır. Meme protezi ve diğer materyallerin bakteriyel nidus oluşturma ihtimali vardır ama bu hastalara genellikle antibiyotik profilaksisi uygulanmaz.