Sitemize Hoşgeldiniz...

  1. Enjekte edilebilen kollajenler nasıl kullanılır?

Kollajen, tekrarlayan üçlü heliks şeklindeki peptid moleküllerinden oluşane oluşan ve vücut proteini­nin % 25'ini oluşturan büyük bir proteindir. İnce kırışıklıkların ve kontür deformitelerinin enjekte edilebi­len kollajen ile düzeltilmesi ilk olarak 1977 yılında rapor edilmiş ve 1981'de ise enjekte edilebilen, yüksek oranda pürifıye sığır kollajeni geliştirilmiştir. Zyderm I ve ardından bunun ürünleri olan Zyderm II ve Zyplast kullanıma girdi. Kollajen uygulandıktan sonra sahip olduğu suyu vermekte, büzülmekte ve tama­men biodegrade olmaktadır. Zyderm I ve II, % 95 tip I, % 5 tip III kollajen içeren, sterilize edilmiş fibriller sığır kollajenidir. Molekülün en antijenik bölgeleri olduğu düşünülen peptidin uç bölgeleri enzimatik olarak uzaklaştırılır. 1985'de piyasaya çıkan Zyplast, daha uzun ömürlü olması için kollajen ile gluteraldehitin çap­raz bağ oluşturulması ile elde edilir. Bunlar primer olarak rezorbsiyon hızları yönünden farklılık gösterirler.
Zyderm I'in kollajen konsantrasyonu 35 mgr/cc'dir. Periorbital ve perioral bölgelerdeki ince deriye sa­hip yerlerdeki ince kırışıklıkların ve yüzeyel defektlerin doldurulmasında kullanılır. Zyderm II ise 65 mgr/cc kollajen içerir ve enjeksiyon yapılan yerde geçici şişliklere neden olabilir. Bu materyal; glabellar, nazolabi- al ve transvers alın çizgileri gibi daha kalın deri bölgelerinde ve akne skarları gibi bölgelerde uygulanır. Zyplast ise daha rijit bir enjeksiyon materyali olup şişlik oluşturmaması için derin dermişe enjekte edilme­lidir. Glabellar katlantılarda, nazolabial sulkuslarda ve postrinoplasti defektlerinde kullanılır. Sığır kollajeni kullanılarak dudak kalınlaştırma işlemi yapılması önerilmez. Saline taşıyıcı nedeni ile enjekte edilen mikta­rın geriye sadece %30'u kalacağından Zyderm I ve II uygulamalarında, başlangıçtaki eksikliğin 1.5-2 katı kadar overkorreksiyon yapılmalıdır. Zyplast enjeksiyon hacmini koruduğundan overkorreksiyon önerilmez.
Sık kullanılan bir diğer kollajen implant da sığır ya da koyun bağırsak duvarından elde edilen katgüt dikiştir.

  1. Enjekte edilebilen kollajen kullanımı sırasında dikkat edilmesi gereken önemli noktalar neler­dir?

Enjekte edilebilen kollajen ile ilgili en önemli nokta tekrarlayan enjeksiyonların yapılması ve bu ne­denle sığır kollajenine karşı kanda dolaşan antikorların bulunmasıdır. Bilindiği kadarıyla bu antikorlar in­san kollajeni ile çapraz reaksiyon göstermezler. Preoperatif cilt testi yapılan hastaların % 1-4'ünde lokali- ze hipersensitivite reaksiyonu görülür. Sonucun devamlılığı için 6 ay ile 2 yılda bir enjeksiyon gereklidir. Mekanik stresin fazla olduğu bölgelerde (yüz kırışıklıkları gibi) düzeltme gereksinimine daha sık ihtiyaç duyulur. Otoimmün hastalıklar, viral çiçek hastalığı izleri, akne skarları veya endüre skarlar ile deri testin­de aşırı duyarlılığın görüldüğü durumlar enjekte edilen kollajen için kontrendikasyon oluştururlar.
10. Hidroksiapatit nedir?
Ca10(PO4)6(OH)2 ya da hidroksiapatit (HA), kemiğin inorganik yapısının büyük kısmını oluşturur. Porites mercanları, por büyüklüğü 200 n olan, insan kemik dokusuna benzeyen kalsiyum karbonat yapı­da bir iskelet yaparlar. Bu kalsiyum karbonat çatı, kimyasal bir reaksiyonla karbonat ile fosfatın yer deği­şimi sağlanarak HA elde edilir. Elde edilen materyal, kemiğin porlu anatomisine benzeyen bir yapıya sa-hiptir ve kimyasal kompozisyon olarak da kemik ile aynıdır. HA, komşu kemiğe kuvvetle bağlanabilme özelliğine sahiptir. HA, onlay kemik greftlerine göre daha mükemmel kontur ve volüm sağlar. HA, yaban­cı cisim reaksiyonu ya da inflamatuar cevap oluşturmaz.

  1. HA plastik cerrahide nasıl kullanılır?

HA, blok şeklinde (porlu veya solid) ya da granüller şeklinde bulunur. Sıklıkla ortognatik cerrahide kemik grefti yerine ya da yüz iskeletinin konturunun artırılması amacıyla kullanılır. HA bloklarının şekil­lendirilmesi dental kesicilerle yapılır. HA blokları onlay greft şeklinde kullanılacaksa boşluklu (lag) vida ile fiksasyon yapılmalıdır. Çünkü blok hareketli ise kemikle bütünleşmesi (osteointegrasyon) mümkün ol­mayacaktır.
Porlu HA blokları ve HA granülleri, hızlı bir şekilde fibrovasküler doku ile işgal edilir. Kemik ile implant arasında kemik birleşme olduğuna dair histolojik bulgular 2-3 ay içinde ortaya çıkar. HA, oste- okondüktiftir, yani komşuluğundaki canlı kemikte yapılan yeni kemiğin depolanması için uygun bir mat- riks sağlar. HA, osteojenik değildir, yani kas ve yağ dokusu gibi ektopik dokulara uygulandığında yeni ke­mik yapımını indüklemez. Uzun dönem radyolojik takiplerde HA implantiarın rezorbe olmadığı görül­müştür. Takipler sırasında alınan biyopsilerde HA granüllerinin ya da porlu HA'in tipik kompozisyonu; 1/3 HA, 1/3 yeni kemik oluşumu ve 1/3 yumuşak doku şeklindedir.
HA blok dayanıksızdır ancak fibrovasküler doku ve kemik ile bütünleşince hızla sağlamlık kazanır. Sonuçta elde edilen kompresif güç, çenenin çiğneme gücünü aşar. Geniş klinik serilerde poröz HA imp- lantlarda komplikasyon riskinin % 4-10 olduğu tespit edilmiştir. Enfeksiyon oranının düşük olması, kan­lanmanın iyi olmasına bağlanmaktadır. Ancak yumuşak doku örtüsünün yetersiz olduğu durumlarda en­feksiyon daha sıktır.
HA granülleri Aviten ya da kan ve mikrofibriler kollajenle karıştırılıp kontur oluşturulması istenen yerde açılan subperiostal cebe yerleştirilebilir. Ancak, granüler HA'nm kullanımı daha zordur. Alveolar ke­narın onarımlarında solid HA kullanıldığında atılma oranı yüksektir. Oysa bu uygulama için granüler HA, çevre doku ile hızla kaynaştığından başarıyla kullanılmaktadır.

  1. Plastik cerrahide sentetik HA kullanım alanları nelerdir?

BoneSource, sentetik HA çimentosudur ve ilk kez 1991 yılında klinik kullanıma girmiştir. Toz halin­deki BoneSource, su ve kurutucu bir ajan ile (sodyum fosfat) karıştırıldığında oluşan macun 15 dakika içinde sertleşip mikroporlu implant halini alır. Bu materyal, doku ile tamamen uyumludur ve hiç enflama- tuvar doku yanıtı oluşturmaz. Ayrıca, kullanım kolaylığı yanında enfeksiyon oranı da son derece düşüktür.
Kedilerde oluşturulan kraniyal defektlerin onarımı sonrası rezorbe olduğunu gösteren deneysel so­nuçlar olmasına rağmen, insanlarda uzun dönem takiplerde BoneSource'un hacmini ve şeklini koruduğu gösterilmiştir. Kapatma esnasında yara yatağı kuru olmalıdır. Yüz iskeletine onlay ya da inlay şeklinde uy­gulandığında kemik ile iyi teması varsa kemik gelişimini stimule eder. Günümüzde kalvaryumdaki 25 cm2 büyüklüğe kadar olan defektler için kullanım onayı alınmış olmasına rağmen yüz iskelet augmentasyonu için de sıklıkla kullanılmaktadır. Kemik büyümesini hızlandırmak amacıyla HA çimentosunun protein bü­yüme faktörleri ile karıştırılması konusunda yapılan deneysel çalışmalar halen devam etmektedir.

  1. Yüz augmentasyonunda hangi polimer en sık kullanılmaktadır? Niçin?

Yüksek dansiteli poröz polietilen (Medpor) yüz augmentasyonu uygulamalarında en sık kullanılan ma­teryal olan silikonun yerini almıştır. Hacminin % 50'si boşluktur. 100-250 \x arasında değişen por büyüklü­ğü sayesinde kemik ve yumuşak doku kolayca içeriye ilerleyip implantı stabilize etmektedir. Medpor'a kar­şı yabancı cisim reaksiyonu minimaldir ve bu da ince fıbröz bir kapsül oluşumu ile birkaç dev hücre şeklin­dedir. Enfeksiyon ve atılma oranı, uzun süreli takiplerde implant kaybı görülmeyecek kadar çok düşüktür.
Yaprak ya da blok formlqp vardır. Blok formuna çene augmentasyonunda, malar augmentasyonda ve mikrotia rekonstrüksiyonunda ameliyat esnasında şekil verilebilir. Orbita tabanı blow-out kırıklarında ve ya­rık dudak-burun deformitesi olan hastalardaki rinoplastilerde kolumellar destek amacıyla da kullanılabilir.